Asurlular Çukurovanın zenginliklerinin farkında olan bir devlet olarak sistemli bir ordu kurmuşlar ve burada bulunan Kueliler'e düzenli bir işgal politikasıyla yaklaşarak bu bölgeyi ele geçirerek krallıklarını daha ileri götürmüşlerdir.Asuriler kueliler için sistemli bir ordu kurmuşlardır. Tarihte Çukurova'nın zengin gümüş madenleri ile önemli kerestelik ormanlarından değerli topraklarına ve özellikle Akdenize açılan emin koyları sebebiyle Küçükasya'da genişlemek isteyen her devlet için büyük önemi mevcuttu. Bu sebeple, Asuriler Kueliler için sistemli bir işgal politikası hazırlamışlar ve sonuç olarak yeni Asur devletinin I. hükümdarı Tiglatpileser devrinde (M.Ö.45-727) burasını istilâ etmişlerdir.
Bununla birlikte Çukurova'nın bir Asur devleti haline getirilmesi IV. Salmanassar zamanında (727-722) gerçekleşmiş ve ikinci Sargon'un saltanatı döneminde ise (722-705) halk üzerindeki baskı artırılmıştır. Çukurovalılar Sanherib devrinde (Milâttan evvel 705-681) ayaklanmalarda bulunmuşlarsa da gerçekleştirememişlerdir. Asur metinlerinden öğrenildiğine ayaklanma hareketini İllubru valisi Kirua idare etmiş ve Gülek boğazını tutarak kurtarma kuvvetlerinin gelmesini önlemeye çalışmıştır. Fakat Asuriler Anchialos ve Tarsus şehirlerini alarak duruma hâkim olmuşlardır. İsyanın bastırılmasından sonra yapılan işleri Sanherib şöyle anlatmaktadır: «Kirua'yı, Hilakku'lı birçok adamları, şehirlerden yağma edilen malları ve bütün hayvanları ile Ninive'de huzuruma getirdiler. Ve ben onların derisini yüzdürdüm.»
Eski Adana'nın dehşet ve korku içinde çalkalandığı bu sıralarda Asurilerin karşısına büyük bir rakip devletin çıktığı görülmektedir. Bu devlet batı güney Anadolu'da ve dolayısıyla Adana ovasında ticarî çıkarları bulunan Yunanlılardır. Fakat Yunanlılar da Sanherib’e karşılık verememişler ve mağlubiyetleri ile neticelenen bir deniz savaşından sonra bölgedeki ticaret merkezlerini almışlardır.
Sanherib bu zaferinden dolayı Ankialos civarında kendi heykelini taşıyan bir âbide diktirmiştir. Anabasis Alexandri adlı eserinde Arrian (Arrianus) Ankialos'un Sardanapal, yani Assurbanipal tarafından kurulmuş ve surlarının yanına da anıtkabrini yaptırmış olduğunu söyler ki, adı geçen âbidede: “Anakyndarexes'in oğlu Sardanapal Ankialos'u Tarsus'la birlikte tek bir gün içinde inşa etti. Sen, fakat ey yabancı: Ye, iç, zevklen! Zira insanın yaptığı diğer işler yorgunluğa değmez” mealinde bir kitabe varmış. Büyük İskender zamanında sûrlarının ancak bir kısmı ayakta duran bu kayıp şehrin Mersin'in doğusundaki Karadıvar köyü civarında bulunduğu tahmin edilmektedir.
Asurilerin bu galibiyeti kendilerine bütün Kilikya'da kesin olarak yerleşme imkânlarını sağlamıştır. Çukurova'nın yerli halkları ise bağımsızlıkları için çalışmaktan geri durmamışlardır. Sonuç olarak Sanherib'den sonra tekrar isyan etmişler ve sonuç olarak Assurbanipal zamanında (M. Ö. 668-626) Asurileri kendileri ile dost geçinmek zorunda bırakmışlardır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder