Galatlar Romalılara karşı düşmanca tutuma girince M.Ö. 189′da Romalı General Vulso onları yapılan savaşta yendi ve yapılan barış anlaşmasıyla Ankara’yı tekrar Galatlara bıraktı. M.Ö. 168′ de Bergama(Pergamon) Krallığı Ankara’yı istila etti. Romalılar tekrar harekete geçince geri çekildiler. Daha sonra Pontus Krallığı istila etti. Bunun üzerine yapılan savaşta Romalılar Pontuslan yendi.Tüm bu karışıklıklardan sonra Roma İmparatoru Augustus M.Ö. 25′ de Galatya’yı Roma’ya bağladı.
Ankara’run en parlak dönemi Roma împaratorluğu’nda Galatya eyaletinin başkenti olmasıyla başlar. Metropolis yani Anakent unvanı alır. Doğu Roma’nın merkezi İstanbul, Ankara ise dinlenme kenti olmuştur. Kent askeri açıdan stratejik bir öneme sahipti. 600 yıl bölgeye hakim olurlar, ilk yıllarda kentin yönetimini Galat prenslerine bıraktılar. Kent Roma döneminde bir Çok yapılarla donatıldı ve diğer Roma kentlerinde olduğu gibi 12 semte (fiile) bölündü, içişlerinde bağımsız ve demokratik olarak, halk tarafından seçilen meclislerle yönetildi. Bu dönemde kentin alt yapısı tamamlanmış ve Elmadağ’dan taş borularla su getirilmiştir. Tahıl üretimi, dokumacılık ve hayvancılık alanında büyük gelişmeler sağlanmıştır. MS. 3. yüzyılın başında imparator Caracalla kale duvarlarını onartmıştır. 4. yüzyılın ortalarına doğru Hıristiyanlığın yayılmasıyla kent, dini bir merkez olup 314 ve 358′ de Saint Synode adıyla kurulan Hıristiyanlık Meclisinin önemli dini kararları almasında rol oynamıştır.
M.S. 3. yüzyılda Penslerin ve Gotların Anadolu’ya akınları sonucunda Roma İmparatorluğu eski gücünü yitirdi. Kentteki yapıların çoğu tahrip oldu ve kıtlık ortaya çıktı, imparatorlukta oluşan sosyal ve ekonomik çöküntü kentin çevresinin surlarla çevrilmesine neden olmuştur. M.S. 395′te İmparatorluk ikiye ayrılınca doğuda Bizans egemenliği başlamıştır.
Bizans döneminde Ankara askeri ve ekonomik açıdan yine önemini korudu. Dokumacılık ve ticaret gelişti. M.S. 622′de Sasanilerin daha sonraları da Arapların saldırılarına uğradı. M.S. 806′da Harun-el-Reşit ve 839′da El-Mutasin’in yağmalarına maruz kaldı. Bu kısa süreli ele geçişlerden sonra Bizanslılar tekrar duruma hakim oldular. 11.yüzyıla kadar bir barış dönemi oldu ve ticaret daha da gelişti.
11.yüzyılın ilk yarısındaki veba salgını, deprem ve kıtlık kentten göçlerin olmasına neden olmuştur.
KAYNAK: http://www.ankara.bel.tr/AbbSayfalari/Ankara_Tarih_Kultur_Dizisi/ankaranin_kisa_tarihi
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder